seni içime hapsettim gitsen bile bendesin artık .. - Blogcu



seni içime hapsettim gitsen bile bendesin artık ..

17/11/2008 - BANA OLAN AŞKINI ANLATMAK İSTEDİM...



Seninle olan aşkımı kağıda dökmek geldi içimden sevgilim.Bana karşı olan
O çocuk gibi saf,masum,yüreğin kadar temiz ve bir o kadarda kutsal aşkını anlatmak istedim,paylaşmak istedim.Bütün dünya bilsin istedim senin dediğin gibi sevgilim.
Aldım ellime kalemi kağıdı.Önce dakikalarca o boş kağıda baktım.Bilmiyorum kaç dakika geçti aradan böyle……..
Öyle baka kalmışım akıp geçmiş zaman hiç fark etmeden,dalmışım işte.Acaba o uçsuz bucaksız sevgiyi nasıl anlatacaktım,nasıl dökecektim mızralara.Ama bak başlamak için bile ne bir kelime nede cümle bulabildim anlatmaya.Çünkü o kadar yetersiz kalıyorduki cümleler ve sözler
Ya sevgilim o kadar büyük ki aşkın bana karşı anlatamıyorum işte nasıl anlatsam nerden başlasam bilmiyorum.
Benim gibi sevilen varmı diye düşünüyorum sadece.Söyle aşkım varmıdır sence? Varsada çok nadirdir sanırım.Ben kendimi çok şanslı sayıyorum bu yüzden.Böylesine delice seviliyorum,tapılıyorum öyle sevgiki adeta ilahlaştırmışsın beni.
Hep diyorsun ya bana’’sen benim ömrümsün seni sevmek ,sana tapmak benim için dünyadaki en büyük ibadettir.Bu canım seninle var sen yoksan bende yokum ömrüm’’.Ya ben aşkım sensiz neylerim bu dünyanın güzelliğini her şey zaten seninle güzel ,seninle varım ben.
Ruhumu o kadar güzel okşuyorsun ki aşkım,çok yüceltiyorsun beni
Sana ‘’ ömrüm diyeceğim ‘’dedin çünkü ‘’sen can gibi canımdasın benim ömrümsün’’ dedin.
Ve sen hep bana’’ÖMRÜM’’diye hitap ediyorsun hele birde ‘’allah benim ömrümden kızaltsın sana versin’’diyorsun ya.Aman aşkım allah korusun sevgilim allahım senin ömrünü uzun ve güzel kılsın.Beraber yaşayalım bu ömrü,güzellikleri beraber paylaşalım,baharımızda kışımızla,acılarımızla,sevinçl erimizle.Hep aydınlık olsun dert keder uzak dursun ve SONUNDA GELECEKSE ÖLÜM BERABER ÖLELİM AŞKIM.Allahım senin acını bana yaşatmasın sevgilim.Allah o acıyı hiçbir sevenlere yaşatmasın dualarım hep seven ve sevilenlerle.Ben sana ‘’ seni seviyorum aşkım’’dedikce sen bana’’asla benim kadar olamaz ömrüm’’diyorsun.Gözünde beni ilahlaştırmışsın’’tanrıcam,’’d iyorsu n’’canıma can katanım’’diyorsun
Gözünden sakınıyorsun,hiçbir yere sığdıramıyorsun,yakıştıramıyor sun.
Yok sevgilim bak ömrün senin bana olan sevgini aşkını anlatamıyor işte.
Gelde anlat senin bana karşı olan duygularını yok olmuyor ben anlatamıyorum…….anlatamayacağı mda.
Öyleki uçsuz bucaksız okyanuslar gibi sonu olmayan.
Öyleki gökyüzündeki o güzel yıldızlar gibi çünkü onalar da sayılamıyor onlarda uçsuz bucaksız.
Ama en güzeli ise seninle yaşıyorum sen bana yaşatıyorsun bu güzellikleri,sen bana hissetiriyorsun.Bana yaşatığın için sana teşekkür ediyorum aşkım iyki varsın iyki bu canda cansın.Sen benim başımın tacısın sen benim aşkımsın,nefesimsin.
Sağol aşkım bu can yaşadıkca allahım izin verdikce hep benimle ol,yanımda kal allah ayırmasın inşallah.SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIMIN DİĞER YARISI
Yorum (21) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/11/2008 - AŞKI ANLATMAK ZORDUR-ANLAMAKTA ÖYLE.....


Aşkı yaşamak bu belkide yaşamak olgusunun süslenmiş hali. Aşk insanı sarmaz sanıldığı gibi insan aşkı kucaklar büyütür güzelleştirir. Aşkı anlatmak zor şeydir. Başlarken güzeldir aşk heyecanı sığmaz insanın içine. Sonra karşılıklı atılan adımlarla büyür. Kimi zaman dünyayı hiçe saydırır insana kimi zaman sıcak bir gözyaşı olur süzülür gözlerden yüreğe doğru.
Sevilmek güzeldir değerli olduğunu hissettirir insana.Sevmek daha da güzeldir çünkü bir insanı sevmek demek hayaller demektir. Yeni umutlar yeşertmek yürekte herşeye başka gözle bakabilmek her duyguyu bir arada tadabilmektir. Özlemi bile sevdirir insana aşk.Varlığındaki paylaşılamaz mutluluğun yanı sıra yokluğundaki acıyı da seversin çünkü acı sevdiğin kaynaklıdır. Çünkü sevmek karşılıklı değildir. Onu o olduğu için seversin. Gülümserken de seversin sinirliyken de. Seni sevindirdiğinde de seversin kırdığında da. Yanındayken de seversin çok uzaktayken de. Öyle ki;
sabah yataktan kalktığı o suratsız hali bile çok hoştur sevilesidir. Ellerini tuttuğunda avuç içlerindeki teri seversin. Sarıldığında duyduğun huzuru seversin. Ona baktığın anda gözgöze gelmeyi seversin. Sonu sarılmalarla biten kavgaları seversin. Papatya fallarını seversin "sevmiyor" çıksa bile sonunda. Beklemeyi seversin kimseyi beklemediğin kadar onu beklerken. Kurduğun onlu hayalleri seversin. Giysilerinde kalan ten kokusunu seversin. Hatta onu herşeyden çok sevip te bunu kelimelere dökememeyi seversin. Onu sevmeyi seversin. Herşeyde ondan bir parça bulmayı gittiğin her yere
onu da yüreğinde götürmeyi seversin. Oturup ona iki satır şiir yazmak istediğin zaman kelime dağarcığının anlatmaya yetmediğine söylenmeyi seversin. Onu kıskanmayı seversin içtiği bir bardak sudan bile.
Kaderi seversin onu karşına çıkardığı için. Talih oyunlarında kaybetmeyi seversin oyunda kaybeden aşkta kazanır sözünü düşünüp. Karanlığı seversin
zira karanlıkta hayal kurmak daha güzeldir. Sen küçülür kaybolursun karanlıkta o güneş olur hayallerine doğar sevinirsin.
Aşkı anlatmak zordur. Ne kelimeler yeter anlatmaya aşkın ne olduğunu. Nede içindeki hisleri bir bir saymaya gücün yeter. Aşkı anlatmak zordur. Anlamak ta öyle
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/11/2008 - SEVİYOR-SEVMİYOR





Günlerden bir gün bir tırtıl gözlerini dünyaya açar.İçgüdüleri ile hareket edip önüne ne gelirse yemeğe ve yeni yuvasını kurmaya başlar.Bir müddet sonra yuvasına girer ve yeniden doğuşun mucizevi  güzelliği ile muhteşem bir kelebek olarak uçsuz bucaksız tabiat içinde mutlulukla kanat çırpar.Kelebek,cennet gibi bu güzelliklere yukarılardan bakmak ve ömrü yettiğince bu güzellikleri görebilmek için uçar uçar uçar.Dağlar tepeler aşar ormanların üzerinden geçer derken bir vadide dinlemek için aşağıdaki çiçekler arasına iner.Çiçeklerle bezenmiş bu cennet köşesindeki bir tanesi onca çiçeğin arasında kelebeğin tüm dikkatini çeker ve karşı koyamadığı bir  istekle bu çiçeğin  yanına uçar. Bu çiçek bir papatyadır. Tabiatın hiç bir şey esirgemediği kadar güzel. 

“Merhaba sizi uzaktan gördüm ama yakından çok daha güzelmişsiniz” der kelebek.Utanır papatya  tüm utangaçlığı ile “Hoşgeldin  bende yalnızlıktan çok sıkılıyordum,iyi ki geldin” der. Ve aralarında hoş bir sohbet başlar birbirlerine kendileri  hakkında bilgiler verirler sohbet iyice koyulaşır  ve akşam olur.
Geceyi birlikte geçirirler gökyüzüne dalıp ay’ı yıldızları seyrederler hayallere dalıp öylece uyuyakalırlar.Kelebek, sabah uyandığında papatyayı seyrederek ona duyduğu hissin hayranlıktan öte  bir duygu olduğunu onsuz olamayacağını hisseder.
Güneşin kızgın ışıklarının papatyanın narin yapraklarına zarar vermemesi için onun üzerinde uçup ona gölge yapar ona sevgisini haykırmak ister ancak “ya o beni sevmemişse ya beni artık yanında görmek istemez se” diye korkar bir türlü hislerini açamaz.
Ne var ki papatyada aynı duygular ile yanmakta ve yine aynı korku sebebiyle  aşkını itiraf edememektedir.Bu şekilde birbirlerinden habersiz iki sevgili saatlerce süren mutlu birlikteliklerini devam ettirirler. Ve Kelebek artık yorgun düştüğünü gitme vaktinin geldiğini hisseder ” ben artık gitmeliyim “der.Sonsuz bir acı içine düşen papatya derin bir üzüntü ile ” neden yoksa yanımda mutlu değilmisin “diye sorar.  


“Hayır der kelebek. Biz kelebeklerin ömrü üç gündür ve ben ömrümü tamamladım” der.Kara haber gibi bu sözler papatyanın  yüreğine ok gibi saplanır yaşama isteğini yok eder.İyice halsizleşen kelebek son bir gayretle “seni çok seviyorum” der. papatya üzüntü içinde iken duymuş olduğu bu itiraf karşısında adeta birden donar kalır sadece dudaklarından “bende” lafı zorla çıkar.Kelebeğin ardından gözü yaşlı bir şekilde bakarken “beni seviyormuş keşke bilebilseydim keşke bende daha önce söyleyebilseydim diyerek gözyaşlarını kalbine akıtır.
Bu üzüntü papatyanın yaşama isteğini yok eder yaprakları sararıp solmaya bir bir düşmeye başlar.Her yaprak düşüşünde içinden “beni seviyormuş” der.
O günden bu güne aşıklar sevildiklerinden emin olmak için  papatyanın yapraklarını koparırlar seviyor..sevmiyor ..seviyor…sevmiyor.

Sevgili Dostlar,sevginizi asla kendinize saklamayın.Çünkü hayat sevmek için çok kısıtlı bir zaman dilimidir  
    

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/11/2008 - ÖZLEYECEKMİSİN?



Gidince buralardan özlemeyecek misin?

Kedileri köpekleri? Ağaçları, denize bakmayı? Yolları ya da yürürken kaldırımdaki taşlara bakmayı… sesleri, kokuları…

Şu bilgisayar ekranı olacak mı bi daha? Bu yazılar? Kıymetini bildin mi şu aldığın nefesin?
Otobüste yanına oturan kimse olmayınca özlemeyecek misin?

Hayat öyle garip ki… oturup geleceğin derdine düşüyoruz…

Hiç düşündün mü insanlar neden hep çocuklarını düşünür? Onlar için bir şeyler yapar? Kanımca kendilerine yapılan herşeyin boş olduğunu biliyorlar da ondan…

“Biz niye çalışıyoruz? Çocuklar iyi bir hayat geçirsin diye…” Sanki onlar fani değilmiş gibi… En azından bizden çok kalacaklar değil mi?

Durup da saate baktın mı hiç? Her geçen saniyede gitti, gitti, gitti diye söylendin mi giden saniyeler için… Geri gelmeyecekler değil mi? Saniye saat sabah akşam… hiçbir yere gittikleri yok ki… Giden sensin, farkında değil misin… Gidince o baktığın saati de özler misin?

Düşünsene… bir daha o olmayacak, bu da olmayacak… ya da şu da olmayacak… neyi düşünürsen düşün o bi daha olmayacak… Şimdi böyle düşününce onlar anlamını mı yitirdi sence? Yoksa daha bi anlamlı mı oldular…

 

Şimdi kapı çalsa ne dersin? Eeeh kapı çalarsa çalsın açmayacam mı dersin? Ne de olsa bi anlamı yok zaten değil mi? Ya da gidip açıp gelenin tadını çıkarmak mı istersin? Belki bir daha hiç gelmeyecektir kim bilir? Kapılar, telefonlar hiç çalmasa özler misin?

Bence adın gibi ezbere bildiğin yollarda yürümeli biraz daha… Yollar aynı zaten bilirsin onları… Düşünebilmek için fırsat bulmuş olursun kendine… yolu düşünmezsin en azından… tümsekleri çukurları ezbere bilirsin, hatta o büyük tümsekte otobüsün seni nasıl da zıplatacağını ve eğer sen de hevesliysen ayaklarını nasıl da yerden kesip seni heyecana boğacağı anı çok iyi bilirsin… Biliyor musun? Otobüsleri çok özleyecem ben…

Bu yazıyı düşünürken gözlerime dolan yaşları da özler miyim? Ya da akmayıp orada kaldılar, onları gözlerime hapsettim diye üzülür müyüm ki düşününce?

Çok şeyi özleyecem, gördüğüm bildiğim her şeyi… o nefret ettiğim sigara dumanını mesela? Gün gelir onu da özler miyim? Gün gelir mi ki sanki…

Aslında sevmiyorum dediğim çok şeyi özleyecem… Beni yoran şeyleri, üzen şeyleri de belki… her insan güzel şeyleri özler zaten ama ben kırımzı ışıkta beklemeyi de özleyecem, elektrik kesintilerini de, acıkmayı da, korkmayı da, yalnızlığı da… Ama sonu olan yalnızlığı… Anlarsın ya…

Sevdiğim insanları yazmadım bile…

Sence ölmekten mi korkar oldum ben?

Velhasılıkelam…

Bu yazıyı yazdım ama…
Okurken,
1/8 nin gözleri doldu benim gibi…
1/8i beni anlamadı… 2/8 i yanlış anladı
bi diğer 2/8 i dalga geçti… 1/8i kısadan hisse kaptı…

geriye ne kaldı?

1/8 mi? Onlar da bu sayıların toplamı 8/8 yapıyor mu ki diye düşündü durdu…

Aslına bakarsan
Bu yazıyı ölmekten ziyade buralardan gitmekten korkan biri yazdı… Burdaki herşeyi özleyecek biri…

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/11/2008 -









Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

seni içime hapsettim gitsen bile bendesin artık ..

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
Dilek Dönmez
uzakdost
mavikoridor
metekan
tugce akar
azmavi
busecegunler
yitirilmissevdalar
feminist1725
gülnaz hasköy
hamiyetakan
siirlerburda
ozce

Custom Myspace Clock

Myspace Photo Calendar

Myspace Banner Generator
Boomp3.com
Layouts, Codes, Graphics, Glitter Images, Icons, Online Icons, Ext Network Banners, Backgrounds, Generators, Cartoon Dolls, & More For Your MySpace Profiles!